Canan Yaşar, ustaları ve elleri

Mithat Fabian Sözmen

Ellerinin ele verdiği insanlar vardır, çoğu emekçi, usta, kadın. Nasırlıdır, serttir, yara bere içindedir. Ekmeği taştan çıkarmanın bedelidir. Bir hayatı, acısıyla tatlısıyla, zorluklarıyla, galibiyetleriyle anlatabilir o eller.

Şairler, yazarlar geliyor aklıma, ne çok sığınmışlardır ellere. Sennur Sezer mesela:

“…Biz ellerimizden gayrı kimseden Ekmek istemezdik
Korkularımız arttı sabahlara Ellerimizi yitirirsek
Ellerimizi, ekmeklerimizi.”

Onurlu elleri kelimelerden de güçlü anlatmanın tek bir yolu var: Fotoğraf. İlk bakışta “Hangi uğraşın peşinde bunca yoruldu, yaralandı, güçlendi?”, “Hangi zanaatın ustası bu?” diye sorduran fotoğraflar… Canan Yaşar’ın fotoğrafları.

“Mersin 33 Usta” kitabının kapağındaki o el. Yaşar o ellerin hepsini tanıyor, o elleri, ellerin ürettiklerini fotoğraflıyor, yazıyor. Mersin’in kalaycı, tenekeci, demirci, yorgancı, sepetçi, terzi gibi 33 geleneksel ustasını fotoğrafladığı çalışmasını 2016’da kitaplaştırmıştı.

2020’nin son Yumuktepe Kent Sohbetleri’nde ise Ziya Aykın’ın konuğuydu.

İlk sergisi “Kaybolan emekler”den bu yana fotoğraf sevdasının peşinde Türkiye’nin birçok ilini dolaştı, birçok projeye imza attı, birçok hikâyeyi anlattı. Yaşar’ın dokunduğu herkes onun güler yüzüne ve hoşsohbetine mutlaka değiniyor. Hafize Bilgenoğlu’nun dediği gibi “Yaşar’ın insanlarla kurduğu iyi ilişkilerin iyi fotoğraflar çekmesinde önemli bir payı var.” Nitekim “şans” olarak nitelediği pek çok anekdotun aslında Yaşar’ın yarattığı fırsatlar olduğunu anlıyorsunuz.

Yaşar, Aykın’ın “Ustaların ortak bir özelliği var mı?” sorusuna şöyle yanıt veriyor: “Ustaların elleri hep yaralı bereli olur. Bu onların çok usta olduklarını gösteriyor. İşlerine o kadar dalıyorlar ki mutlaka bir şekilde kendilerine zarar veriyorlar.”

O ustaları yakında Kültürhane’de özgün bir sergi formatında görme fırsatı bulacağız ve Canan Yaşar anlatmaya devam edecek elleri ve ürettiklerini.

Kim bilir belki Tuncer Özmen’in yayında getirdiği öneri de bir gün gerçek olur, bir kamera takılır Yaşar’ın peşine, bir de belgeselini izleriz. Sennur Sezer’in dediği gibi, eller ellere kavuşur.

Related

Yağların “inci”si

Fransa İmparatoru 3. Napoleon "tereyağı yerine geçecek, bolca üretilebilen ucuz yağ" için yarışma ilan etmiş. 1869'daki buluşu ile kazanan, kimyacı Mége Mouries olmuş. Mouries, elde ettiği yağ topaklarını inci tanelerine benzetince, ürününe, Latince 'inci' anlamına gelen 'margarita'dan esinlenerek margarin adını vermiş.

Read More

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *