Mersin’i “İleri”ye Taşıyan Okul

Mithat Fabian Sözmen

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Mersin’in en büyük problemlerinin başında eğitim geliyordu. Kent genelinde okul sayısı azdı, orta okulların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu, lise hiç yoktu. Eğitimine devam edebilmek için günün karanlık saatlerinde trenle Adana’ya gidip gelmek zorunda kalanların hali resmi raporlarda bile dramatik bir dille aktarılıyordu. Denilebilir ki öğrenciler ve öğrencilik kentin en derbeder uğraşlarından biriydi.

1935 yılında kentteki erkeklerin yüzde 27’si, kadınların ise yüzde 8’i okuma-yazma biliyordu. 1950’ye gelindiğindeyse bu oranlar sırasıyla yüzde 51’e yüzde 20’ydi. Halen son derece yetersizdi kuşkusuz ancak gözle görülür, kent yaşamına da sirayet eden bir artış vardı. Cumhuriyet, kendi “yetişmiş kuşak”larını yaratıyordu, hedef daha “ileri”ydi.

İleri İlkokulu, işte böyle bir ortamda 1937 yılında eğitim-öğretim hayatına başladı. Vali Rüknettin Nasuhioğlu döneminde İl Özel İdaresi bütçesinden 45 bin 576 lira harcanarak 4 bin 575 metrekarelik alan üzerinde inşa edilen okulun adı Vilayet Encümeni tarafından koyuldu.

O dönemde Mersin kent merkezindeki diğer önemli ilkokullardan bazıları Gazipaşa, Çankaya, Kayatepe ve Barbaros’tu.

İleri, kuruluşunu takip eden yıllarda önemli bir eğitimci kadrosuna ev sahipliği yapar oldu ve şehrin en gözde eğitim yuvası haline geldi. 1950’li yıllarda sadece kent merkezinden değil Erdemli gibi uzaklardan da öğrenciler, servisle okula gelir gider oldu.

İleri mezunlarından Dr. Nihat Taner, okulun kaliteli eğitimine dikkat çekerek verdiği örnekte, 1961’de Tarsus Amerikan Koleji’ne giriş sınavında 350’yi aşkın adaydan sadece 33’ünün muvaffak olduğunu bunların 7’sinin kendi sınıflarından çıktığı bilgisini verir.

Kültürhane’nin Yumuktepe Kent Sohbetleri’nde Mersin Lisesi’nin önemi anlatılırken akademik başarılar kadar lisenin şehrin sosyal hayatında oynadığı role de dikkat çekilmişti. İleri’nin de öğrencilerini spor ve kültür dallarında teşvik edici bir rolü olduğunu görüyoruz. Nihat Taner’in vesilesiyle o mezunlardan bazılarını bir kez daha anımsayalım: Atıf Yılmaz Batıbeki (Yönetmen, yapımcı, senarist), Teoman Karahun (Gazeteci, şair), Gültekin Çeki (Besteci, sporcu), Seyfi Alanya (sporcu, spor yöneticisi), Hanri Atat (Kentin kültür-sanat hayatında önemli rol oynamış iş insanı), Suna Merze Tanaltay (Psikolog, yazar)…

Mersin’de kenti kent yapan değerlere yeterince sahip çıkılmadığı görüşü haklı ve sonuçları göz önünde olan bir serzeniştir. Sadece kentin tarihsel merkezinin dahi akıbetine bakmak bu konuda bize önemli ipuçları verir. Heyhat, İleri de zaman içerisinde kent merkezinin yaşadığı dönüşümden, önemsizleşmeden payını aldı. Bir zamanlar kent merkezinde ya da ona çok yakın muhitlerde oturanların “elinin altında”, “yolunun üstünde”, “şuracığında” olan okul artık çok daha az Mersinlinin kent merkeziyle münasebeti kaldığından bu özelliğini yitirdi. Dolayısıyla bugünlerde “Halin nasıl” diye soranlara “Memleket gibi” yanıtını vermek hakkıdır İleri’nin ama bir müjde de verelim. İleri İlkokulu’nun tarihine ilişkin Selami Gedik tarafından kapsamlı bir kitap hazırlanıyor. Bu kitap, muhakkak İleri’nin öneminin anlaşılmasında önemli rol oynayacaktır.

Fotoğraf: Selami Gedik arşivi (1947 yılına ait)

Related

Yağların “inci”si

Fransa İmparatoru 3. Napoleon "tereyağı yerine geçecek, bolca üretilebilen ucuz yağ" için yarışma ilan etmiş. 1869'daki buluşu ile kazanan, kimyacı Mége Mouries olmuş. Mouries, elde ettiği yağ topaklarını inci tanelerine benzetince, ürününe, Latince 'inci' anlamına gelen 'margarita'dan esinlenerek margarin adını vermiş.

Read More

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *