Bir küçücük dükkancık içi dolu dünyacık: Çınar Giyim

Çınar Giyim

Aysun Koç Aydoğan

“Pazar günleri keçi güdüyorum. Gittiğim yerin endemik bitkilerini de inceliyorum. Gözüm sürekli doğadaki bitkilerde… Neler var? Hangi bitkiler var? Bitkileri bilmeden tüketmemek ve içmemek gerekiyor. İlaç kullanıyorsan etkileşimi dahi var…” cümleleri ile başlayan bir yazının konusunun çevre, sağlık, doğa, ekosistem gibi bir şeyler olduğunu düşünebilirsiniz. Halbuki bu yazı Mersin’in en eski semtlerinden biri olan Çamlıbel’deki Çınar Giyim’i anlatmaya niyetlenmiş bir yazı. Ama Çınar Giyim, içinde yer alan özgün kadın ve erkek giyim koleksiyonu, organik koton, kök boyalı ürünlerin yanı sıra sahibi Hanife Körünoğlu’nun minicik dükkanına sığdırdığı kocaman bir dünyadan oluşuyor. Bu öyle bir dünya ki Hanife’nin enerji dolu günlük rutinine eklenen ayurveda bilgilerini, kent yaşamına dair projelerini, kadın girişimciliğine dair deneyimlerini, geleneksel tarım ve beslenmeye dair önerilerini ve anlatılsa asla bir sayfaya sığmayacak yaşam serüvenini barındırıyor.

Çınar Giyim, eskiden Mersin’in Nişantaşı, Bağdat Caddesi diye tarif edilen ancak bugün kentteki AVM’lerin rotayı değiştirmesiyle cazibesini yitiren Çamlıbel’de, neşeli dış cephesi ile kök salmışçasına yerinde duran ufak tefek rengarenk bir butik.

Bundan neredeyse 25 yıl önce geçim derdi olmadan, en büyük tutkusu tenis oynamakken, eşinin iflas etmesiyle kendini icra memurlarının tüm eşyaları alıp götürdüğü bomboş bir evde bulmuş Hanife. Tekstil sektöründe çalışan annesinin destek olmak için gönderdiği kolilerce kıyafete bakıp önce birkaç gün ağlamış ve ne yapacağını bilemeyerek boş evine koymuş. Durumun ağlayarak çözülmeyeceğini anlayınca birbirinden güzel kıyafetleri önce eşin dostun butiğine göndermiş sonra da komşularının ilgisine açmış derken hikaye katlanarak devam etmiş. Sonrasında Hanife ilk günden bu yana aynı yerde bulunan Çınar Giyim’de satış yapmaya, ardından endüstriyel tekstil imalatına ve hatta Türkiye’de internetin henüz yeni kullanıldığı yıllarda internetten pantolon satışı yaptığı yoğun bir ticari faaliyete yelken açmış. Fakat internet satışı öyle erken bir karar olmuş ki gülerek anlatıyor: “Bu kadar yılda sadece iki pantolon sattık.”

Çınar Giyim’de kapıdan girdiğiniz anın derin bir sohbete isabet etmesi oldukça kuvvetli bir ihtimal. Çıktığınızda ise çantanızdaki kıyafetlerin yanı sıra sağlık ve yaşama dair pek çok tavsiyeyi, yaşadığı kente elinden geldiğince katkıda bulunan bir esnafın, yaşam enerjisini doğadan ve geleneksel bilgilerden alan bir doğa aşığının, pek çok derdi tasayı ürettiği işlerle savuran, enerjisi hiç tükenmeyen, hâlâ anneannesi ve annesinden öğrendikleriyle mutfak kültürünü devam ettiren cesur ve inatçı bir kadının hikayesini de hafızanıza yerleştirmiş olacaksınız. Uğradığınızda Hanife’yi görmezseniz şaşırmayın. Kırsalda kadın üreticileri desteklemek için uğraştığı bir projenin köy ziyaretine, Tarsus Slow Food hareketinin bir toplantısına, genç girişimcilere ilham olabilecek deneyimlerini anlattığı bir sunuma ya da geleneksel üretim yapan bir çiftçinin hasadına yardım etmeye gitmiş olabilir, hemen gelecektir.

Kültürhane Menü/Dergi (Tüm Sayılar)

Related

Yağların “inci”si

Fransa İmparatoru 3. Napoleon "tereyağı yerine geçecek, bolca üretilebilen ucuz yağ" için yarışma ilan etmiş. 1869'daki buluşu ile kazanan, kimyacı Mége Mouries olmuş. Mouries, elde ettiği yağ topaklarını inci tanelerine benzetince, ürününe, Latince 'inci' anlamına gelen 'margarita'dan esinlenerek margarin adını vermiş.

Read More

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *