Kendi hikayesini kentle kuran bir mekan: Antik Sahaf Kitabevi

Melike Selin Durmaz Ekenler

Herkesin sevdiği, uğramaktan keyif aldığı bir kitabevi mutlaka olmuştur. Benim oldu. Beni yaşadığım yerle barıştıran, her uğradığımda yeni yazarlarla ve yayınlarla tanıştıran, kimi zaman içimi döküp üzerine tavsiye edindiğim kitaplarla ve diğer okurlarla buluşturan bir yer burası. Tarsus’un, bu kadim kentin son 25 yılına tanıklık etmiş ve kentlisiyle bağ kurmuş Antik Sahaf Kitabevi’nin ben de son 5 yılına tanık oldum diyebiliriz. Bu nedenle geçtiğimiz aylarda Kültürhane’ye eşlik ederek kitabevinin kurucusu İsmail Kün ile “Hemşehrimin Hikayesi” vesilesiyle biraraya geldik. Kitabevinin hikayesiyle birlikte Tarsus’u hem tarihi ve kozmopolit bir kent hem de bir taşra olarak dinledik ondan. Türkiye’de kitapların, yayıncılığın ve okurların hallerini, kentin ve kitabevinin iç içe geçen hikayeleri eşliğinde konuştuk. 

Yaşamına sahaflıkla başlayan kitabevi kentin içerisinde bir kaç defa yer değiştirmiş. Her defasında kitaplardan daha iyi anlamayı ve bir yandan da kente dair neler yapılabileceğini aramayı bırakmayan bir yolculuk olmuş bu yer değişiklikleri. Zaman içerisinde kendi okur gruplarını oluşturmuş, kitap sohbetlerini biriktirmiş, yazar buluşmaları düzenlemiş ve özellikle çocuk edebiyatına ve okurlarına özenle yer açmış. 

İsmail abi bir sohbetten hatırında kalan “yazarlar akrabadır” sözünü “okurlar da akrabadır, hatta aynı kitabı okuyan okurlar daha da yakın akrabadır” şeklinde yorumlarken burasının kentin okurlarınca önemli bir buluşma noktası haline geldiğini hatırlatıyor. Kitabevindeki karşılaşmalar bu anlamda önemli. Özellikle son yıllarda mekanın yan dükkanı da dahil ederek genişlemesi, kafe kısmının eklenmesi buluşmalara renk katmış. Bir defasında hatırlıyorum da aynı kitabı okuduğumuzu fark eden bir öğretmen sandalyesini alıp oturduğum masaya yanaşmıştı da kitaba, anneliğe ve kente dair uzun uzun sohbet etmiştik. İmza gününe gittiğim bir yazarı dinlerken ise, gözlerimi yazardan değil de dinleyenlerden alamamıştım. Bu şehri kimlerle paylaşıyordum meğer? Kimi zaman bir dinletiye ya da mini bir tiyatro gösterimine mekan olan bu alan şimdilerde duvarları tamamen çocuk kitaplarıyla bezeli mutlu bir köşesi kitabevinin. Pandemi günlerinde Tarsus’taki sığınağımız.

Son vermeden;

Bir varmış bir yokmuş, vaktiyle kadim bir kentin orta yerinde bir kitabevi yaşarmış. 

Günlerden bir gün çocuk okurlarına güvenip haftada 3 lira taksitle kitap satışı yapmaya karar vermiş. Yetişkinler kahkahalarla gülmüşler bu karara, belki de deli demişler. Ama bu sayede yeni yeni dünyalar keşfeden o çocuk okurlar zaman içinde büyümüş, yaşadığı taşradan çıkmış, büyük kentlere, üniversitelere ve yayınevlerine varmışlar. O çocuklar gittikleri yerlerde hep hatırlamışlar bu kitabevini. Bunun gibi pek çok hikaye biriktirmiş 25 yılda Antik Sahaf Kitabevi. Nicelerine…

Related

Yağların “inci”si

Fransa İmparatoru 3. Napoleon "tereyağı yerine geçecek, bolca üretilebilen ucuz yağ" için yarışma ilan etmiş. 1869'daki buluşu ile kazanan, kimyacı Mége Mouries olmuş. Mouries, elde ettiği yağ topaklarını inci tanelerine benzetince, ürününe, Latince 'inci' anlamına gelen 'margarita'dan esinlenerek margarin adını vermiş.

Read More

Bir Alternatif Tarih Ansiklopedisi Çalışması

Cumhuriyet’in 100 yılı, Türkiye’yi öncesiyle sonrasıyla baştan sona ele almak için iyi bir fırsat. Ansiklopedi yazımı ise iddialı bir çaba; zira tanımı gereği bir ansiklopedi her şeyi detaylı bir biçimde ele alma çabasının cisimleşmiş halidir. Sizleri bu süreçte bizlerle birlikte yol almaya, bu duvarın tuğlalarını birlikte örmeye davet ediyoruz.

Read More

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *