Bokaşi Kardeşliği

Bediz Yılmaz

Bu yazıda kentimizde kurduğumuz, kendi küçük etkisi büyük grubumuzu anlatmak istiyorum: Bokaşi Kardeşliği. Teşbihte hata olmaz; tıpkı Yüzük Kardeşliği gibi, sıradan insanlar olarak bir araya geldik, sihirli güçlerimiz yok (orada Gandalf’ın Elf Legolas’ın üstün güçleri var dediğinizi duyar gibiyim, doğru ama neticede 9 kişiden sadece ikisi onlar; esas yükü taşıyanlar ise Hobbitler, Cüceler ve İnsanlar). Karşımızda ise yıkılması gereken koca bir dağ var: daha fazla parlayan güneş ve daha az yağan yağmur kılığında gördüğümüz, tüketime dayalı kapitalizm. Mevzunun bu boyutunu tartışmayacağım çünkü o dağın devliğine odaklandıkça elimizdeki gücün büyüklüğünü gözden kaçırıyoruz. O yüzden de, sıradan insanlar, cüceler ve hobbitler olarak yapabileceklerimize ve bunun taşıdığı potansiyele dikkat çekmek istiyorum. Bu yazı dizisinin en başından beri yaptığım gibi…

“Yerel mekânların birbirine bağlanan vahalar olarak topluma mâl olacak bir ekosistem oluşturması ve bu mekânların diyalog alanları açan bereketli topraklar olarak genişlemesine fırsat tanıyan bir çerçeve sağlaması”nı hedefleyen ve Anadolu Kültür ile MitOst’un girişimi olan VAHA programına Kültürhane ve D5 Sanat Ortamı’nın yanı sıra Mersin Yabanları olarak bir kompost topluluğu kurma amacıyla dahil olduk. Bu hedef doğrultusunda yaklaşık 20 katılımcı ile bir Bokaşi Kompostu grubu kurduk. Öncelikle, bu kompost için gereken 15 günlük hazırlık süreci boyunca telefonlarımız aracılığıyla eşzamanlı olarak hazırlıklarımızı yaptık ve bitiminde de -7 Kasım 2020 tarihinde- bir eğitim atölyesi düzenleyerek katılımcılarla tüm bilgileri paylaştık. Bu kompost türü için gereken havasız ortamı sağlayacak termosları da katılımcılara dağıttıktan sonra herkes kendi evinde veya işyerinde sebze-meyve atıklarını ve kartonları biriktirmeye başladı. Termosların dolmasının ardından, kompostun olgunlaşması için gereken 15 günlük süre de geçince topluluğumuzun üyeleri yavaş yavaş kovalarını getirmeye başladı ve Mezitli’de Kadın Kooperatifi bünyesinde bize tahsis edilen üretim alanında, Belediye’nin açmış olduğu kocaman kompost hendeğimize gömmeye başladık. Aradan geçen 2 ayda 50 metre boyundaki hendeğimiz nerdeyse tamamen dolmuş durumda. Bunun anlamı şu: 2 ay boyunca 20 haneden çıkan sebze-meyve artıkları ile bir kısım karton atıkları şehir çöplüğüne gidip orada gelişigüzel çürüyüp havaya ve toprağa nahoş atıklar olarak karışacağına, toprağa geri döndü, onu organik açıdan zenginleştirdi, üstelik de karbon salımı olmasını önleyip onu toprağa gömdü. Bunun daha büyük ölçekte yapıldığını hayal edebildiğimizde, sadece “çöp” azalmıyor, atmosfere salınan karbon da azalıyor ve organik madde açısından fakir düşmüş topraklarımız bereketleniyor. Ve sıradan insanların basit bir davranış değişikliği dev gibi bir dağı böylece alt ediyor. İşin sırrı ortak amaç etrafında kenetlenmek. Bokaşi kardeşliğimizin karşısında hiçbir dev dayanamaz.

Related

Yağların “inci”si

Fransa İmparatoru 3. Napoleon "tereyağı yerine geçecek, bolca üretilebilen ucuz yağ" için yarışma ilan etmiş. 1869'daki buluşu ile kazanan, kimyacı Mége Mouries olmuş. Mouries, elde ettiği yağ topaklarını inci tanelerine benzetince, ürününe, Latince 'inci' anlamına gelen 'margarita'dan esinlenerek margarin adını vermiş.

Read More

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *